Oyun deyip geçmeyin… 1980’lerde çocuk olmak bir başkaydı; çocuk olarak o zamanki teknolojinin kıt kaynakları bir şekilde avantaja taşımayı iyi bilirdik. Televizyon az ve öz izlenirdi; tek kanalda belliydi çocuk programlarının, Kara Şimşek’in, Yakari’nin, Voltron’un saatleri. Ne internet vardı ne de bilgisayar… Bazen beyaz eşya dükkanlarının önünden geçerken görürdük kara kutu Atari’leri, Commodore64’leri. Yalvarırdık anamıza babamıza bizim de olsun diye; ağlardık ‘bizde niye yok?’ diye; alınmazdı, yine de kaybetmezdik umudumuzu. Neyse ki her mahallede mutlaka zengin bir arkadaş olurdu. Kendileriyle kış aylarında okulda kurulan kankalıkların, yaz tatillerindeki geri dönüşü oldukça verimli ve eğlenceli olurdu. Yazları sabahtan öğlene kadar sokakta koşturduktan sonra çokoprensler, çilekli sütler ve bisküviler alınır, o kral arkadaşların evlerine gidilirdi; televizyonda oyun oynamaya.

Televizyona bağlanan basit bir kutu ve yamalı joysticklerdi mutluluk. Oyunlar öylesine kalitesizdi ki, şu an piyasadaki en dandik telefonda olan oyunlardan bile daha dandikti. Kare kare adamlarla saatlerce oyunlar oynanır, genişlerdi hayal dünyamız. Büyüdük biraz; karne hediyesi Commodere64’ümüz geldi, teyp kasetleri ve kafa ayarı ile geçti bir süre. O teybin yanına 5.25’lik bir disk sürücü eklendi. Sonra Amiga 500 ile 64 kb’den 1 MB’ye terfi ettik; oyunlar daha güzel, müzikler, grafikler daha canlı bir hal aldı; baktığımız yine 51 ekran tüplü televizyondu. Liseye başlayınca da tanıştık PC ile. Bilgisayar alırken bahane hep ders çalışmak, amaç ise hep oyun oynamaktı aslında. Teknoloji öylesine hızlı gelişiyordu ki, neredeyse her ay kasamı kucaklayıp bilgisayarcının yolunu tutuyordum. Ya işlemci değişiyordu, ya anakart, ya ekran kartı ya da hepsi birden… Hedef hep daha yeni oyunları oynamak, hep daha kaliteli şekilde oynamaktı.

Sonra birden internet çıkıverdi karşımıza; o zamanlar GPRS’ten daha yavaş olan internet üzerinde basit multiplayer destekli oyunlar oynamak en büyük zevkti, ancak 5-10 dakika oynadıktan sonra ya ben düşüyordum hattan ya da rakibim. İnternet 3 boyutlu oyunlar oynamak, ya 3 boyutlu oyunları aynı anda 100’lerce kişiyle aynı anda oynayabilmek hayaldi, sanki hiç olmayacakmış gibiydi. Sonrasında oyunun sadece bilgisayarda ya da 8 bitlik Atari’lerden ibaret olmadığı anlaşıldı. PlayStation, Nintendo, XBOX gibi konsol destekli dev oyun platformları ortaya çıktı. İnternet ağı genişledi, bant genişlikleri büyüdü, mobil ağlar başlı başına platformlar haline geldi.

Oyun, bir ekrandan çıktı her ortama yayıldı, neredeyse tamamı da çevrimiçi desteği sunmaya başladı.

Oyun sektörü artık çevrimiçi dağıtım kanallarının bu olumlu etkisinin en çok hissedildiği pazarlardan biri. Oyun sektörü bütçesiyle artık sinemayı, Hollywood’u oldukça gerilerde bırakmış durumda. Araştırmaya göre 2010 yılında 66 milyar dolarlık olan sektör, bu yıl 70 milyar dolara ulaştı. Sektör 2016 yılına kadar yaklaşık %22 oranında büyüyecek ve 81 milyar dolara ulaşacak. Çevrimiçi PC, konsol ve mobil oyunlarından elde edilen kazanç 2010’da 19,3 milyar dolar civarındaydı; 2016’da ise 40 milyar doları bulması bekleniyor. İlginç olan bir gerçek ise 2008’de perakendede 58 milyar dolarlık küresel satışın 2016’da 43 milyar dolara inmesinin beklenmesi.

Böyle büyük bir sektörde ‘Türkiye’nin payı ne?’ diye soracak olursanız, sadece 150-200 milyon dolar civarında olduğunu söyleyebilirim. Yine gerçek bir araştırmaya göre Türkiye’de yaklaşık 20 milyon kişi oyun oynuyor ve daha da önemlisi bilgisayar kullanıcılarının %70’i oyun oynuyor.

Dünya sayısal oyun sektörünün önemli isimlerinden Mevlüt Dinç tarafından kurulan, 2009 yılında Türk Telekom çatısı altına giren SOBEE Studios’un çabalarını ve ortaya çıkarttıkları çabayı yürekten tebrik ediyorum. Çevrimiçi oyunda Türk oyun sektörü için yaptıkları takdire şayan. Özellikle Süper Can, İstanbul ve I Can Football oyunları ile başarıdan başarıya koşuyorlar. I Can Football 2’de, yeryüzünde haklarına sadece Fifa ve PES gibi iki oyun devinin sahip olduğu dünya devi futbol kulübü ve markası Manchester United ile anlaşıp oyuna almaları ise göz kamaştırıcı. 1-4 Aralık tarihlerinde Lütfi Kırdar Fuar Merkezi’nde yapılan Dijital Eğlence ve Oyun Fuarı GameX’te sohbet etme şansı bulduğum Mevlüt Bey, Türkiye’nin 2023 vizyonunda oyunun da mutlaka yer alması gerektiğinin ve devlet desteğinin özellikle bu sektör için olmazsa olmazlar arasında yer aldığının özellikle altını çizdi.

Türkiye’de sektöre değer veren firmalarımız sayesinde oyun ve yazılım kullanıcılarının kültürü yavaş yavaş değişmeye başladı; esas önemli nokta da bu. Bizim bilgisayar neslimiz internet üzerinden her türlü içeriğe illegal yollardan ücretsiz şekilde ulaşmaya çok alışmışlardı, fakat emeğe saygı ilkesinin yükselişi kaliteli işlerle, doğru yönlendirmelerle iyice gün yüzüne çıkıyor.

TTNET – SOBEE Studios İşbirliği ve Playstore

• TTNET ve SOBEE Studios oyun sektöründe kapsamlı bir işbirliğine imza attı. 2 Aralık 2011 Cuma günü, Lütfi Kırdar Fuar Merkezi’nde düzenlenen 36. Uluslararası GameX Digital Eğlence ve Oyun Fuarı’nda yapılan basın toplantısıyla duyurulan işbirliği Türk oyun sektörüne ivme kazandıracak.

• TTNET ve SOBEE Studios, birlikte yapacakları ortak projelerle Türk oyun pazarının gelişmesine, genç yeteneklerin bu alanda değerlendirilmesine katkı sağlayacaklar. Türk oyun geliştiricilerine destek olmayı da amaçlayan iki firma, bu sayede sayıları 20 milyona ulaşan Türk oyun severlerin harcamalarının yurtiçinde değerlendirilmesini de hedefliyor.

• SOBEE’nin oyun konusundaki bilgi ve birikimiyle, TTNET’in milyonlara erişebilme gücü bir araya getiren işbirliği kapsamında TTNET’in sayısal oyun platformu Playstore’da sunulan oyunlara yenileri eklendi.

• Playstore, yüzlerce PC oyununun en uygun koşullarda satışa sunan ve dijital olarak anında indirip oynamaya olanak veren Türkiye’deki ilk ve tek çevrimiçi platform! Dünya ile aynı anda piyasaya çıkan oyunları Türk oyun severlerle buluşturan Playstore, oyun dünyasına yönelik en güncel haberlere, oyun incelemelerine, yorumlara, video ve tanıtımlara da yer veriyor.

• İşbirliği kapsamında, TTNET satış noktalarında satışa sunulan ön ödemeli oyun kartı PayPin Kart Playstore’da da kullanılabilir hale geliyor. SOBEE Studios ve Mikro Ödeme A.Ş. işbirliğiyle hayata geçen PayPin Kart, hızla büyüyen oyun pazarında kredi kartsız, havalesiz ön ödeme dönemini başlatıyor. Ön ödemeli oyun kartı PayPin’in üzerindeki şifre ile Türkiye’nin en beğenilen oyunları için ödeme yapmak mümkün olacak. PayPin Kart, ilk kez GameX’de oyuncularla buluşacak. Oyun severler PayPin Kart’ı, TTNET ve Avea satış noktalarından alabilecekler. Türkiye’nin en önemli oyun firmaları ve oyunlarında yerini alan PayPin Kart, yakın gelecekte her türlü oyunda kullanılabilecek bir ortak ödeme aracı olmayı hedefliyor.

İşte Playstore’un yeni kataloğunda yer alan bazı oyunlar

 FIFA 12

 1995 yılından beri her sene eksiksiz bir sürümüyle, dünyanın en çok satan futbol oyunu olan efsane FIFA serisinin en yeni oyunu olan FIFA 12 muhteşem grafiklere, seslere ve harika bir atmosfere sahip. Gerçeğe en yakın futbol oyunu tecrübesi yaşatan FIFA 12, orijinal FIFA lisansı sayesinde, dünyanın tüm takımları ve oyuncularını gerçek kimlikleriyle ağırlıyor. Yeni eklenen animasyonlar, çarpışma ve fizik motoru ile gerçek bir futbol maçında yaşanan mücadeleleri, FIFA 12 ile yaşamak mümkün.

Batman Arkham City

DC Comics firmasının en popüler kahramanlarından biri olan Batman üzerine kurgulanmış, bir önceki oyunu ile birçok ödül kazanan Batman Arkham Asylum oyununun devamı olan Batman Arkham City’de, Batman, Kedi Kadın, Joker, Two Face, Penguen ve daha birçok popüler Batman karakteri yer alıyor. Oyuncular, yakın dövüş teknikleriyle düşmanlarını beklemedikleri anda vuran Batman’i yönetiyor. Batman ve Arkham şehrinin en büyük düşmanı olan ünlü kötü adamlara karşı, birebir düellolarda savaş veriyor ve sinematik senaryoyu yaşıyor. Aksiyon macera türünde görülen en iyi grafik, ses, oynanabilirlik ve senaryo mekaniklerine sahip, tarihin en başarılı çizgi roman uyarlaması olan bu oyun ile eşsiz bir süper kahraman deneyimi yaşamak mümkün.

BATTLEFIELD 3

Türkiye’de büyük ve sadık bir fan kitlesine sahip Battlefield serisinin, E3 fuarı dahil birçok mecrada ödül alan ve en çok beklenen oyun olan en yeni üyesi Battlefield 3 ile savaş alanının tüm gerçekliğini yaşamak mümkün oluyor. Oyuncular Frostbite 2 oyun motoru sayesinde savaş alanında kurşunların ve patlamaların etkisini gerçek gibi yaşıyor. Savaş deneyimini güçlü kılan animasyonlar, devasa oyun alanı, grafikler, gerçekçi sesler ve yıkılabilir bir çevre sunan oyun, birçok savaş aracını kullanma olanağı sunuyor. Oyuncular jet uçakları da dahil olmak üzere birçok kara, deniz ve hava aracını kullanarak savaşabiliyor. Oyunun Amerika, Orta Doğu ve Avrupa’da dar sokaklar, devasa açık alanlar ve şehir ortamlarını içeren savaş alanları gerçeğine sadık olarak tasarlandı. Battlefield, 64 kişilik muhteşem çoklu oyuncu deneyimi de yaşatıyor.

CALL OF DUTY: MW3

Dünyanın en çok satan aksiyon oyunu Call of Duty:MW3 Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa, Ortadoğu ve dünyanın daha birçok bölgesinde, ünlü şehirlerde geçen müthiş çatışmaları içeriyor. Bir savaş oyununda görülebilecek en iyi grafikler, atmosfer, oynanabilirlik ve sinematik senaryoyu sunan oyun, modern savaş alanlarında geçen, gerçek hayatta yer alan birçok silahı ve aracı içeriyor. Oyun, hem yeni başlayan hem de ustalara hitap eden dengeli ve sürükleyici oyun yapısıyla bağımlılık yaratan çoklu oyuncu moduna da sahip. Dünyanın en elit askerlerinden biri olarak bir özel tim üyesinin rolünü üstlenen oyuncular, sinematik senaryoyu yaşıyor ve dünyayı kaostan kurtarıyor.

THE ELDER SCROLLS V:SKYRIM

Sıkı PC oyuncularına hitap eden, kendi türünün tartışmasız lideri olan Elder Scrolls serisi, en yeni üyesi “Skyrim” ile geri dönüyor. Özgürce dolaşılabilen devasa bir dünyada aksiyon ve macera deneyimi vaat eden oyunun gidişatını, oyuncunun yapacağı seçimler şekillendiriyor. Oyuncu, büyünün ve kılıcın hakim olduğu, ejderhaların yaşadığı fantastik bir evrende, ejder kanına sahip olan bir savaşçıyı canlandıracak. Türünün en gelişmiş grafiklerine, en derin oynanabilirliğine ve en geniş ve özgür oyun dünyasına sahip olan Skyrim’de ister dünyayı kurtaran bir kahraman, ister kendi hırsları için mücadele eden bir silahşor olmak mümkün.

ASSASIN’S CREED REVELATIONS

Önemli tarihi figürlerden olan suikastçılar organizasyonu Haşhaşi’leri konu alan efsane seri Assassin’s Creed’in en yeni oyunu, başta İstanbul, Kapadokya ve Efes olmak üzere Türkiye’nin çeşitli tarihi mekanlarında geçiyor. İlki Kudüs’te, ikinci ve üçüncüsü İtalya’da geçen Ortaçağ aksiyonu, dördüncü üyesi ile dünya tarihine damga vurmuş olan Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’da sahne alıyor. Oyunda gerçeğine sadık olarak tasarlanmış olan; Kız Kulesi, Ayasofya, Sultanahmet, Yerebatan Sarnıcı, Galata Kulesi gibi birçok ünlü tarihi mekanı ziyaret etme olanağı var. Tapınak şövalyelerine karşı mücadele eden suikastçiler örgütünün en güçlü üyesi olan efsanevi karakter Ezio Auditore de Firenze’yi yöneten oyuncu, atletik yetenekleri ve dövüş kabiliyetleriyle şehri fethedecek. Komplo teorileriyle dolu ve Osmanlı Padişahları gibi birçok güçlü tarihi şahsiyetin önemli rol oynadığı sinematik senaryoda, İstanbul’u Tapınak Şövalyelerinin pençesinden kurtarmak gerekiyor.

NEED FOR SPEED: THE RUN

Dünyanın ve Türkiye’nin en popüler yarış oyunu olan Need for Speed serisi, sokak yarışlarını konu alan en yeni üyesi ile geri dönüyor. Bir Need for Speed oyununda ilk defa ana karakter arabadan çıkarak yaya olarak kendini gösteriyor. Müthiş sokak kovalamacaları ve yakın dövüş sahneleri yaşatan Need for Speed serinin zirvesine çıkmış olan Underground oyunlarının atmosferi ve sokak yarışları, yepyeni Frostbite 2 grafik motorunun gücüyle The Run’da daha da heyecanlı şekilde yaşanıyor. Oyuncu, sokak yarışlarının zirvesini hedefleyen, aynı zamanda da peşindeki polis örgütünden kaçma mücadelesini veren ana karakterin yerine geçerek, heyecan ve gerilim dolu sinematik senaryoyu yaşayacak. San Francisco’dan New York’a uzanan 5000 kilometrelik bir yolda hız limiti ve kural yok.

FOOTBALL MANAGER 2012

Ersun Yanal gibi ünlü teknik direktörler, Ali Ece gibi tanınmış spor yazarlarının bile bağımlısı olarak oynadığı futbol menajerlik oyunu, serinin en yeni üyesiyle geliyor. Dünyanın en iyi, en çok satan ve en gerçekçi futbol menajerlik oyunu ile oyuncu dilediği takımı seçiyor ve zirveyi hedefleyen bir menajerin koltuğuna oturuyor. Türkiye dahil tüm dünyada yapılan derin ve uzun araştırmalar sonucu, her futbolcunun özellikleri gerçeğiyle birebir olarak oyuna aktarıldı. Türkiye süper ligi, birinci, ikinci ve üçüncü lig olmak üzere Türkiye’deki tüm takımlar ve oyuncular gerçek isimleri, lisans hakları ve gerçeğiyle birebir aynı özellikleri ve güçleri ile bu oyunda bulunuyor.

WORLD OF WARCRAFT

Devasa çevrimiçi oyun türünün dünyadaki tartışmasız lideri, 12 milyon abonesi bulunan, Blizzard firmasının başyapıtı World of Warcraft oyunu yakında Playstore’da. Oyuncu, insanlar, Elfler, Orklar gibi birçok fantastik ırktan istediğini seçiyor ve sadece kendine özel karakterini oluşturuyor. Her biri gerçek oyuncularca yönetilen milyonlarca karakterin bulunduğu dünyaya giren oyuncu, ister diğer oyuncularla savaşıyor, ister onlarla işbirliği yaparak zorlu görevlerde yardım alıyor. Diğer oyuncularla birleşerek takımlar oluşturmak ve yenilmesi imkansız gözüken devasa düşmanlara, ejderhalara ve devlere karşı zaferler kazanmak da mümkün.

I CAN FOOTBALL

I Can Football çok oyunculu olarak oynanabilen, çevrim içi, üç boyutlu bir futbol oyunu. Karakter yaratmada çeşitlilik, stadyumlar, maçlarda kaleci olarak oynayabilme, takım kaptanı olabilme, çeşitli gol sevinçleri gibi birçok özelliği barındıran bir oyun sistemine sahip. 1 Nisan 2008 tarihinde açık beta test sürümüyle yayımlanan oyun, 19 Kasım 2009 tarihinde Compex 2009 Fuarı’nda yapılan görkemli lansmanla tam sürüme geçmiş oldu. Yerel pazarda belli bir oyuncu kitlesine erişmiş olan yerli yapım oyunun Mısır ve Suudi Arabistan’daki dağıtım hakları için yapılan anlaşmalar neticesinde, ilk defa 2010 yılında dünya pazarlarına açılan I Can Football, aynı yıl Türk Telekom’a Dünya İletişim Ödülleri “En İyi İçerik Servisi” ödülünü kazandırdı. Dünyanın en ünlü futbol takımlarından Manchester United ile SOBEE Stüdyoları arasında yapılan anlaşmaya göre takımın dünyaca ünlü futbolcularını modelleme ve oyunda kullanabilme imkânına sahip olan SOBEE, 2011 yılında Manchester United’ı, I Can Football’a dahil ederek I Can Football 2’yi lanse etti.

İSTANBUL KIYAMET VAKTİ: ÇEMBERLİTAŞ

Sobee Studios tarafından Şubat 2004’den beri geliştirilen oyun, bu alanda yapılan ve tamamen Türk yapımı ve yüzde yüz Türkçe olan ilk oyundur. İstanbul Kıyamet Vakti 4. genişleme bölümü Çemberlitaş çok ilginç bir senaryoya sahip. 1957 yılında meteor felaketinin ardından şehre gelen yabancılardan biri olan Kuklacı, Eminönü’nün limanlarında bir takım kukla ve küçük büyü gösterileri yapıyor, halkı etkileyerek para kazanıyor. Kuklacı daima maskeli olan yüzü ve insanları şaşırtan numaralarıyla eğlenceli ve heyecan verici, aynı zamanda da ürkütücü bir kişilikti. İstanbul’da felaketten kurtulan az sayıda sanatkardan biri olan ressam Mansur Bey ise hatırı sayılır bir servete sahip. Servetini İstanbul’un yaratıklarla mücadelesi için idareli bir şekilde kullanıyor. Mansur Bey’in aynı zamanda İstanbul içinde önemli bazı çevreler üzerinde nüfuzu var. Verdiği mücadelelerde genellikle kendi geliştirdiği çözümleri uygular, başkalarının bulduğu çıkış noktaları üzerine para ve emek harcamak istemez. 800 bine yakın kayıtlı oyuncusuyla en büyük Türk oyunu olan İstanbul Kıyamet Vakti’nin uzun süredir beklenen “Lonca” eklentisi, 2011 Aralık ayında GameX Dijital Eğlence ve Oyun Fuarı’nda İKV oyuncularıyla buluştu.

1 MAN 1 TEAM

SOBEE Studios’un geliştirdiği 1 Man 1 Team ile dünyanın en popüler oyun türlerinden biri olan futbol menajerlik oyunu 2011 yılında sosyal platformlara taşındı. 1 Man 1 Team oyunu 2011 yılında tamamen yenilenerek, Facebook platformuna uyarlandı. Türünün ilk online versiyonu olan 1 Man 1 Team futbol menajerlik oyunu; transferden rakip analizine, antrenman programından gelir gider tablosuna, stadyum yönetiminden çalışan yönetimine kadar bir takım menajerinin iş listesinde bulunan her detayı içeren bir deneyim yaşatıyor. 1 Man 1 Team’in farklı dil destekleriyle diğer ülke ve ligleri kapsayacak şekilde geliştirilme çalışmaları devam ediyor. SOBEE kısa bir süre sonra 1 Man 1 Team’i tüm dünyaya sunmayı hedefliyor.

Yılın bu son günlerinde yüzünüzden gülücük eksik olmasın, tabi eğlenceniz de… Saygılarımla.

  1. Serdar
    24 Ara 2011 1:29 pm

    Öyle bir gelişme olduki şu evrende artık ekranda oyun diye bir şey kalmayacak çünkü herşey gerçeğe birebir yakın durumda.Ama zevk veriyor.Güzelde bir yazı olmuş teşekkürler.

Yorum Yapın