1982 yılında Commodore 64’ü hala hatırlayanların hatıralarında en çok yer tutan, bölüm oyunlar sayesinde geçirilen eğlenceli vakitlerdi. C64 çıkalı 29 yıl oldu, pek çok şey gibi oyun sektörü de değişti, hayal edilemeyecek kadar gelişti.

Bugün dünyada oyun severlerin sayısı yüz milyonlarla ifade ediliyor. Oyun severler sayesinde oyun endüstrisi küresel çapta yıllık 50 milyar dolarlık bir ekonomi haline geldi. Bu rakam, oyun sektörünün, Hollywood’un ekonomisini bile geride bıraktığını gösteriyor. Bu dev sektörün, bilgisayar oyunları, konsol oyunları, çevrimiçi oyunlar, mobil oyunlar ve sosyal ağ oyunları olmak üzere ayrı ayrı alanları ortaya çıktı.  

Online oyunların altında çok hızlı yükselişe geçen sosyal ağ oyunları gerçekten de incelemeye değer bir alan. Sosyal ağların yükselişiyle çılgınlık seviyesine varan ve kadın erkek büyük küçük hemen her kesime hitap eden sosyal ağ oyunları artık hem oyun üreticisi firmalar için başlı başına bir gelir kaynağı hem de firmaların sosyal ağda hayranlarını arttırmak için başvurdukları önemli bir tanıtım silahı.

Bugün sosyal oyun takipçilerinin sayısı dünyada 250 milyona, Türkiye’de ise 15 milyona ulaştı. Elbette rakamların bu denli yükselmesinin ardında Facebook’un kısa sürede ulaştığı olağanüstü başarı ve 700 milyona ulaşan kullanıcı kitlesi var. Facebook 700 milyon bireysel kullanıcısı ile dünyadaki yüzlerce ülkeden daha kalabalık. Üstelik büyüklü küçüklü binlerce firmanın faaliyet gösterdiği, var olmak için çalıştığı geniş bir pazar yeri. Soysal ağ oyunlarının büyük kısmı, pazar yerinde ayakta kalmak isteyen firmaların pazarlama ve iletişim stratejilerinin bir parçası. Bugün bir tek oyunla yüz binlerce oyuncuya ulaşan pek çok firma var.

Facebook’ta oyun severlerin en çok oynadığı oyunların başında Farmville ve Cityville geliyor. Facebook ana sayfasında ve profillerinde gezen inekler, çilekler ve benzeri çiftlik unsurları bazı kullanıcıları bezdirdi. Bazılarıysa bu oyunu sabah akşam oynayarak kendi çiftliklerini kurdular. Farmville’in ardından başarılı benzerleri ortaya çıktı. Ardından ilgi şehir ve emlak oyunlarına kaymaya başladı. Aralarında TTNET’in desteklediği Townster oyununun da bulunduğu pek çok şehir oyunu milyonlarca kullanıcı sanal dünyada şehir planlama ve emlak uzmanı yaptı diyebiliriz.  Şu anda Facebook’ta en çok ilgisi halen çiftlik ve şehir oyunları çekiyor. Rakamlar, herhangi bir oyun DVD’sinin veya oyun sitesinin ulaşacağı seviyenin çok üzerinde.

Mobil oyun alanında da kısa sürede beklenmeyen gelişmeler meydana geldi. Akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla mobil alanda oyun geliştirmeye de odaklanan firmalar cep telefonu aracılığıyla milyonlarca kullanıcıya eğlenceli saatler yaşatıyor. Mobil oyun tablet bilgisayarların yaygınlaşmasıyla birlikte gücünü daha da arttırıyor. Özellikle iPhone’daki yüz binlerce uygulamanın çoğunu mobil oyun oluşturuyor.

İlk kez 2009 yılında iPhone’nun uygulama pazarı App Store’da piyasaya sürülen ve 2 yıldır en çok indirilenler listesinde üst sıralarda yerini koruyan hatta artık bir efsane olan Angry Birds mobil oyunlara en iyi örnek. Yumurtaları domuzlar tarafından çalınan birkaç kızgın kuşun mücadelesi olarak cereyan eden Angry Birds mobil oyunların bugünü ve geleceği ile ilgili çok şey söylüyor aslında. 100 milyondan fazla indirilen ve ayda 40 milyon tekil kullanıcı tarafından oynanan oyunun cirosu 50 milyon Euro’yu aştı. Bu rakamın 2011 yılı sonunda 100 bin Euro’yu geçeceği tahmin ediliyor.

Oyun sektöründeki gelişmelere paralel olarak oyun severlerin çehresi de değişiyor. Uluslararası araştırma şirketi GfK Türkiye’nin yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye’de her üç kişiden biri oyun oynuyor. Oyun için en çok bilgisayar ve oyun konsolu tercih ediliyor.

Türk kadınlarının yüzde 15,9’u oyun oynuyor yani her 4 oyuncudan 1’i kadın. 15-24 yaş arası genç erkeklerin oyun oynama ortalaması ise haftada 6 saati geçiyor. Uzmanlara göre dünyada ve Türkiye’de oyun oynayanların yaş ortalaması ve oyun oynayan kadın sayısı da yükseliyor.

Bu dev sektörün ardında büyük bir mühendislik, grafik ve Ar-Ge çalışması var ve bunlara en çok yatırımı ülkeler ve firmalar kazanıyor. Türkiye’de bu alanda Sobee firması I can Football, İstanbul Kıyamet Vakti, Süpercan oyunlarıyla, Taleworlds firması ise Mount and Blade serisiyle öne çıkan firmalar arasında.

ODTÜ Teknokent’e bağlı METUTECH-ATOM (Animasyon Teknolojileri ve Oyun Geliştirme Merkezi) ise oyun sektörüne yönelik araştırma ve geliştirme çalışmalarıyla önemli işlere imza atıyor.

Türkiye’nin artık sinema endüstrisini bile geride bırakan ve hatta sinema filmlerine ilham olan bu sektöre daha çok özen göstermesinin vakti geldi. Oyunların çocuk ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerini göz ardı etmeden ele alınması gereken bu sektör, Türkiye’nin bilişim alanında var olabileceği önemli alanların başında geliyor.

Oyun sever sayısına ve cirolara bakınca “oyun”un çocuk işi olmadığı, fırsatlarla dolu bir sektör olarak değerlendirilmesi gerektiği ortaya çıkıyor. Oyunların reklam ve tanıtım mecrası hatta birer propaganda aracı olması ise ayrı bir yazının konusu.

  1. Dilara
    29 Haz 2011 10:44 am

    Bu güzel makale için teşekkürler.

    Makalede değindiniz GfK’nın araştırmasının bağlantısını gönderebilir misiniz acaba?

    Şimdiden çok teşekkürler!

Yorum Yapın