Dünyanın en büyük e-ticaret sitesi Amazon, aynı zamanda internetin en eski başarı öykülerinden biri. İnternet girişimcileri için önemli bir örnek olan Amazon’un hikayesinde genç girişimciler için yol gösterici ipuçları var.

ABD’li girişimci Jeffrey Preston tarafından kurulan ve hala onun liderliğinde hayatına devam eden bu başarılı perakende satış sitesi, ABD’de gerçekleşen e-ticaretin üçte birini bünyesinde gerçekleştiriyor. Tek bir kişi tarafından kurulan Amazon, bugün dünya çapında 33 bin çalışana sahip. Dünyanın en büyük online satış mağazası ve aynı zamanda Google’dan sonra dünyanın en çok kazanan ikinci web sitesi.

Amazon, Jeffrey Preston tarafından küçük bir garajda kitap satmak üzere kurulmuştu. İlk siparişini 1995 yılının Temmuz ayında kabul eden site aynı ay içinde ABD’nin 50 eyaletinden ve 45 ayrı ülkeden sipariş aldı. O günden bugüne kitap okuma alışkanlıkları ve kültürel ürünler büyük oranda dijitale döndü. Amazon da trendleri yakından takip etti ve bu değişime ayak uydurdu. Böylece Amazon 2011 yılında e-kitap satışlarının basılı kitap satışlarını geçtiğini duyurdu. Site, yenilikleri takip ettiği gibi, e-kitap okuyucu Kindle gibi ürünler çıkararak yeniliklere ön ayak da oldu.

Algıları köreltecek kadar çok uyarıcı içeren internet ortamında bazen sadelik en büyük silah olabiliyor. Örneğin dünyanın en büyük sitesi Google, ana sayfasını yıllardır olabildiğinde sade tutarak kullanıcılarına kullanım kolaylığı sağlıyor ve böylece vazgeçilmez bir site olmayı başarıyor. Belki de bu nedenle Amazon’un logosu da oldukça sade ve başarılı bir logo. Tasarım ajansı Turner Duckworth tarafından yaratılan Amazon’un sade logosunda bir çizgi A harfinden Z harfine doğru uzanırken gülen bir yüze dönüşüyor. Bu logo hem Amazon’da A’dan Z’ye her şeyin olduğunu hem de sitenin bu ürünleri dünyanın her yerine ulaştırma yeteneğini anlatıyor.

Site, ilk kurulduğu yıllarda çok hızlı satış yapıyor, dünyanın birçok ülkesinden sipariş alıyordu. Ancak 6 yıl boyunca kâr edemedi. Bu başarılı iş adamlarının sık sık tekrar ettiği “Uzun süre kâr edemediyseniz, o işi bırakın” öğüdüyle çelişiyor gibi görünse de aslında Amazon’un durumu biraz farklı. Site uzun süre büyük bir ciroya sahipti, ancak resmi olarak ilk kârını 2001 yılının ilk çeyreğinde açıkladı. Geç gelen kâra rağmen Amazon internetin en çok tanınan firmalarından bir tanesi olmuştu bile. Bu noktada Jeffrey Preston’un lider kişiliği ve vizyonu devreye girdi, Preston geleceği görmeyi başarmıştı…

Yeni iş kuranların Amazon’un hikayesinden alacağı en önemli derslerden biri de sitenin maliyet stratejisi. Site ilk zamanlar çok tutumlu bir politika izledi, aşırı masraflardan kaçındı ve uzun süre küçük masraflarla hayatını sürdürmeyi bildi. Tüm dünyada internet yatırımcılarını büyük zarara uğratan Dot.com krizine rağmen sitenin ayakta kalmasının bir nedeni belki de ilk zamanlar çok açılmaması yani aşırı masraflardan kaçınmasıydı. Amazon’un ofisinde kullanılan uzun ve ucuz masalar bu politikanın bir göstergesiydi aynı zamanda.

Amazon kurum kültürü ve müşteri memnuniyetine verdiği önem açısından da örnek bir firma. Öyle ki CEO ve üst düzey yöneticiler de dahil olmak üzere tüm çalışanlar, müşteri hizmetleri sürecini iyi anlamak için her iki yılda bir, iki gün boyunca müşteri destek biriminde görev alıyor ve telefonlara bakıyorlar.

Amazon’da bir yıl içinde milyonlarca ürün satılıyor ve bu ürünler arasında kitaptan, DVD’ye, mutfak eşyasından, sağlık ürünlerine kadar pek çok kategoride binlerce ürün bulunuyor. Ürün yelpazesini dikkatli bir şekilde genişletti. Zamanla kendine ait markalar yaratmayı başardı. Sitenin 2010 yılında en çok sattığı ürün yine kendisinin ürettiği e-kitap okuyucusu Kindle oldu.

Amazon’un 15 yıllık bu başarı öyküsü internet dünyası için oldukça uzun bir zaman. O nedenle hızla büyüse de aslında yavaş yavaş başarılı oldu ve adımlarını çok dikkatli attı. Elbette internette ilkleri yapmanın avantajlarını da yaşayan Amazon’un hikayesinden internet girişimcilerinin öğreneceği çok şey var.

  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın