1800’lü yıllar, Avrupa’da buharlı makinalar gır gır gır işlemeye başlıyor. O zamanlar “teknoloji” kelimesi kullanılıyor mu bilemiyorum ama aynı algıyı oluşturan “sanayi” kavramı insanların zihninde insanoğlunun ürettiği en büyük mucize olarak yer alıyor. 1900’lü yıllarda demir sesleri daha da artıyor. Demirleri iten güç şekil değiştiriyor, kömür, mazot, elektrik… İnsanoğlu günlük hayatında yaşayacağı değişimin nasıl hızlanacağından bihaber. Öyle sanıyorum ki, gelişmenin yavaş olduğu dönemlerde, insanların algısındaki “teknoloji”, o an gördükleri kadar oluyor, bir adım sonrasında neler olabileceği pek hayal edilmiyor. Halbuki 1950’lerden sonra “sanayi” kavramı “teknoloji”’ye dönüşmeye başladığında, insan zihni, yakın geçmiş ile o an arasındaki farkı idrak edebildiği için doğal olarak “bir sonraki”ne de hayal ağlarını atıyor. 1980’lerden sonra ise kimi toplumlar için artık hayal gücü teknolojiye yetişemiyor. Çünkü zaman dünyanın her yerinde aynı akmıyor.

Bugün gelinen noktada ise, teknolojinin imkan verdiği iletişim, o kadar ön plana çıktı ve günlük yaşamda önem kazandı ki, “teknoloji” algısı artık “iletişim teknolojileri” ile yer değiştirmeye başladı. Bunu şu şekilde bir örnekle daha iyi açıklayabilirim sanırım;

20 yaşındaki gençlere sorulan soru: Sanayi nedir?

1870 yılındaki cevap: Trendir

1920 yılındaki cevap: Fabrikadır

1950 yılındaki cevap: Uçaktır

1995 yılındaki cevap: Sanayi nedir?

 

O halde soruyu değiştirelim, teknoloji nedir?

1995 yılındaki cevap: Cep telefonudur

2000 yılındaki cevap: Bilgisayardır

2005 yılındaki cevap: İnternettir

2010 yılındaki cevap: Facebooktur

2012 yılındaki cevap: Tivibu Ev’dir

(Maya takviminde 2012 ylından sonrasının öngörülememesi de anlamlı bir tesadüf olabilir!)

Kimileri buna karşı çıkacaktır; İletişim kanalları ve sosyal medya teknolojinin kendisi değil, teknolojinin meydana getirdiği bir unsurdur. İşte tam da burası, insanların algısındaki “teknoloji” kavramının, yani yenilik ve gelişme kavramları mimarlığının, sosyalbilimcilere ve pazarlamacılara teslim edildiği noktadır. İşte tam da TTNET’in yaptığı budur; mesaj içeren sembolleri, bir noktadan diğer noktaya transfer edecek teknolojiyi sağlayan şirket olmanın çok ilerisinde TTNET, insanlara günlük hayatlarında hizmet sunan ve iletişim ihtiyaçlarına çözüm üreten bir kuruluştur.

Sonuç olarak günlük yaşam iletişim teknolojileri ile (veya teknolojik iletişim yöntemleri ile, her nasıl isimlendirilirse artık) ciddi şekilde değişti, buna istinaden dünyada oyunun kuralları da değişti; ticaret yapmanın şekli, pazarlamacılık, propaganda, siyasetin yayılması vs. vs… Yeni dünya iletişim üzerine kurulmakta!

 

  1. OFC
    11 Nis 2011 4:15 pm

    “teknoloji nedir” sorusunun 1995 cevabı ile 2000 cevabı yer değiştirse daha doğru bir sıralama olcak gibi:)

  2. alew
    19 Nis 2011 5:51 pm

    bu yazıyla ilk bilgisayarım comodore 64’ü hatırladım ya nostalji valla

  3. mustafa atalar
    22 Nis 2011 6:37 am

    ben de yazarken zihnimde delikli kartla programlanan bilgisayarlara kadar gitmiştim :)

  4. mustafa atalar
    22 Nis 2011 6:40 am

    cep telefonu ve bilgisayarın kronolojik sıralamasında hakılısınız, bilgisayar önce geliyor. zaman heryerde aynı akmadığı gibi, herkes için de aynı akmıyor, benim algımda nedense cep telefonu daha teknolojik bir cihaz olarak yer almakta.

Yorum Yapın