İnternetin en güzel yanlarından biri de sosyal bilimlere yaptığı büyük katkı. Bu öyle bir katkı ki normalde toplamak için büyük zaman, enerji ve para gerektiren dünya kadar veriyi birkaç gün içinde araştırma firmalarının önüne dökebiliyor. Sosyal bilimler açısından altın değerinde olan bu veriler, pazarlamacılar ve iletişimciler için de çok büyük değer taşıyor.

Kullanıcıların internetteki hareketlerini, alışkanlıklarını, sayfa görüntülemelerini ve satın alma eğilimlerini kayıt altına almak kişisel veri güvenliği açısından pek de olumlu karşılanmasa da, kitleleri anlamak açısından büyük katkı sağlıyor. Bunun yanı sıra bu veriler sayesinde kullanıcıları tek tek daha iyi tanımak ve “kişi”ye doğru mesajlarla ulaşmak mümkün oluyor.

İnternetin sunduğu olanaklar “kişiselleştirilmiş medya” kavramını hayatımıza soktu. Kişiselleştirilmiş medya, yakın geleceğin iletişim ve pazarlama şekli ve hayatımızın pek çok alanına girmeye başladı bile. Dünya nüfusunun artması, ekonominin gelişmesi, tüketimin çeşitlenmesi, maruz kaldığımız mesaj sayısını öylesine artırdı ki bu mesajları kategorize etmek ve ilgili kişilere doğru mesajı göndermek büyük önem kazandı.  “Kitle iletişimi” yavaş yavaş tarihe karışmaya başladı. Zaten artık geniş kitlelere yönelen ancak hedef kitlesine ulaşamayan mesaj maliyet açısından pek makul olmuyor.

Kişiselleştirilmiş medya, kişiye, ilgi, ihtiyaç, yaş, cinsiyet ve benzeri özelliklerine göre mesaj ulaştırılması anlamına geliyor. Son zamanlarda pek çok firma kişiselleştirilmiş medya kavramına kafa yoruyor.

Örneğin, kullanılan özel yazılım algoritmaları sayesinde kullanıcının internet kullanım alışkanlıklarına bakılarak tenise meraklı olduğu tespit ediliyor ve bu kullanıcıya otomatik olarak tenisle ilgili haberler, reklamlar ve benzeri mesajlar iletiliyor. Bu mesajı veren kurumlara olduğu kadar, son kullanıcıya da pek çok avantaj ve kolaylık sağlıyor.

Geçtiğimiz haftalarda dünyaca ünlü haber platformu CNN, iPad için kişiselleştirilmiş bir haber agretatörü (toplayıcı) olan Zite uygulamasını satın aldı. Zite, kişinin ilgi ve eğilimlerine göre pek çok kaynaktan topladığı haberleri kullanıcıya sunuyor. Yani her Zite kullanıcısı uygulamayı açtığında sadece kendisine özel hazırlanmış bir haber akışı ile karşılaşıyor.

Geçtiğimiz aylarda iş dünyasının profesyonellerini bir araya getiren www.linkedin.com da kullanıcılarına kişiselleştirilmiş içerikler sunacağını duyurmuştu. Linkedin kişiselleştirilmiş medya yaklaşımı sayesinde kişilere çalışabilecekleri firmaları, referans isteyebilecekleri kişileri öneriyor.

Öncü bir kurum olan CNN’in bu atılımı, Linkedin gibi bir sitenin bu uygulaması geleceğin medyasıyla ilgili önemli mesajlar veriyor bize. Eğilimlere göre yeni medya kişiselleştirilme mantığına göre oluşturulacak. Böylece kullanıcı ilgisi olmayan yüzlerce mesaja maruz kalmaktan kurtulup, gerçekten ilgilendiği mesaj ve haberleri alma lüksüne kavuşacak. İletişim ve pazarlama mesajları da hedef kitlelere daha başarılı bir şekilde ulaştırılabilir olacak… Bakalım kişiselleştirilmiş medyanın yaygınlaşmasıyla pazarlama ve iletişim çalışmalarında ne tür yenilikçi uygulamalar yapılacak.

  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın