İnternetin yaygın kitleler tarafından kullanılmaya başlaması ile birlikte en sık gündeme gelen konulardan biri de hiç kuşkusuz, internetin eğitim alanında üstleneceği rol olmuştur. Genişbant internet de uzun süreden beri konuşulan bu konuya ayrı bir boyut kazandırmıştır. Yüksek hız ve kalitede veri aktarımını mümkün kılan genişbant internet sayesinde hızla artan video paylaşım ve aktarımı olanaklarının yanı sıra etkileşimi anlık kılan mesajlaşma hizmetleri sayesinde eğitim, bugün bildiğimizden çok farklı bir boyut kazanmaktadır.

Konuyu daha somut bir platformda değerlendirmek amacıyla güncel örnekleri inceleyebiliriz. Bugün Apple, iTunes platformu üzerinden kullanıcıların ilgi duyduğu pek çok konuda yüz binlerce akademik başlığı; video üzerinden veya sesli olarak, taşınabilir cihazlara indirme ve böylece dilendiği anda dinleme; tekrar tekrar izleme imkanı sunuyor. Diğer taraftan Vitamin paketleri gibi online eğitim platformları, ilköğretim ve lise öğrencilerine; okul dışında da derslerini tekrar etmeleri, canlandırmalı deneyleri inceleyerek öğrenim süreçlerini kolaylaştırmaları ve tüm bilgilere zahmetsizce ulaşmalarını sağlıyor.

İnternette arama yapma ve wiki yapılarından bilgi derlemeyle başlayıp, bugün öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun, kişiye özel eğitim sunmaya varan internetten bilgiye erişim süreci özellikle mobil cihazların gelişimiyle farklı bir yapı kazanıyor.

Artık, öğrencilerin ders programlarını takip etmesinden bu programın hatırlatılmasına, ders notlarının video ve ses kayıtları ile takibinden öğrencinin eksik olduğu noktaların tespitine kadar pek çok işlem internet üzerinden yapılabiliyor. Bu durum, sadece cihazların yaygınlaşması ile değil aynı zamanda internetin de WiFi ve 3G gibi yenilikçi çözümlerle yaygın şekilde kullanılabilmesi sayesinde gerçekleştiriliyor.  Bugün sadece üniversitelerde değil; ilköğretim ve lise düzeyindeki pek çok eğitim kurumunda da WiFi ağı yaygın olarak kullanıyor.  Öğrencilerin gerek bu yaygın internet ağından faydalanması gerekse uygun mobil ve sabit cihazlara erişmesi, öğrenme sürecini hayatın her alanına taşıyor. Öğrenim süresi okuldaki zamanla sınırlı kalmazken, öğrenciler bilgilere ilk elden ve güvenilir şekilde erişebiliyor.

İnternetin eğitime getirdiği fırsatlar bununla bitmiyor. İnternetin mümkün kıldığı etkileşimli eğitim ile öğrenmek daha kolay ve daha eğlenceli bir hal alıyor. Özellikle ilköğretim çağındaki çocukların oyun ve etkileşim ihtiyacını da karşılayan cihazlar, öğrenmeyi oldukça kolaylaştırıyor. Oyun içine yerleştirilmiş, matematikten temel sosyal bilimlere, bilgilerin aktarıldığı mini anketlerden canlandırmalı derslere kadar uzanan pek çok seçenek, derse konsantre olmakta zorluk çeken çocuklara destek sağlayabiliyor.

Aynı şekilde, ilköğretimin ilk yıllarında öğretmen ve ebeveynlerin, çocukların ders ve ödev düzenine kavuşması konusunda yaşadığı sıkıntıları düşündüğümüzde ödev ve ders hatırlatmalarının ne kadar kritik olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor. Çoğu ebeveyn,  çocukların dikkatini televizyon veya oyundan derslere çekmekte büyük zorluk çektiklerini belirtiyor. Bu sıkıntılar, derslerin öğrenciler için çekici ve eğlenceli bir şekilde işlenmesi ile belirli ölçüde azaltılabiliyor. Bu ise ancak, öğrencinin tek taraflı dinleme yapmadan aktif olarak öğrenim sürecinde yer aldığı, eğlenceli bir ders formatında mümkün oluyor.

Eğitimin internet sayesinde kazandığı yeni boyutta, yeni nesil cihazların da büyük katkısı bulunuyor. Günümüzde internet ve cihaz kullanımının, küçük yaşlardan itibaren kolayca öğrenildiğini söyleyebiliriz. Özellikle dokunmatik cihazlar, büyük küçük herkes için kolay ve rahat bir kullanım sunuyor. Aynı şekilde bugün cihazların, bundan 3-4 sene öncesine oranla daha gelişmiş yeteneklere sahip olması da öğrenim sürecini derinden etkiliyor. Hem depolama, hem de içerikleri sunma yetileri açısından pek çok öğeyi bir araya getirebilen bu cihaz ve platformlar, internet üzerinden sunulan başka yeteneklerle beraber çok pratik bir eğitim platformu haline getirilebiliyor. Mesela, bugün seyrettiğimiz bir video içeriğini etiketleyebiliyor, arkadaşlarımızla paylaşabiliyor, lokasyon temelli olarak konunun geçtiği yeri bir harita ve foursquare benzeri lokasyon bazlı bir sosyal paylaşım sitesinde belirleyerek dersin içerisinde yer alan bir mekanı belirleyebiliyoruz. Bunun sonucunda, belki fark etmeden yüzlerce kere geçtiğimiz bir mekanda geçen bir tarih dersinin videosunu seyrederken; o yerin tam olarak nerede olduğunu görebiliyoruz. Bu tarih dersinin hangi gün verildiği, sınavının ne zaman olduğu, sınav notlarının nerede bulunabileceği hatta bu derse katılmış arkadaşlarımızın listesini online olarak takip edebiliyoruz. Tıp, mühendislik vb. gibi çok fazla derse sahip; yoğun katılım isteyen akademik dallarda, öğrencinin uygulamalı örnekleri daha sık görmesini, bu dersi takip ederken (canlı veya kayıttan) uygulamayı yapan kişinin detaylı anlatımını defalarca ve kendi istediği anda takip etmesi sağlanabiliyor. Bu cihaz ve platformların, artık ulaşılabilir fiyat ve formlarda ülkemizde de bulunması da, tüm bu sürecin daha yaygın hale gelmesinde şüphesiz önemli bir rol oynuyor.

İnternet ve teknolojinin eğitimde sağladığı avantajlar göz önünde bulundurulduğunda, kurumların etkileşim unsurlarını da gözden geçirip, ellerindeki içerikleri bu güncel platformlara taşımaları ve öğrenciler açısından daha ulaşılabilir hale getirmeleri gerekmektedir. Bu noktada genişbant internet, aynı kalitede eğitimi tüm yurtta yaygın şekilde öğrencilere sunulması açısından anahtar bir rol oynamaktadır.

3.12.2010. tarihinde Cumhuriyet Bilim Teknik ekinde yayınlandı.

  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın