TTNET Blog nasıl bir blog?

TTNET Blog; projelerimizi, anılarımızı, hedeflerimizi, çalışanlarımızın farklı bakış açılarıyla kaleme aldıkları yazıları, şirketimizin güncel haberlerini ve çok daha fazlasını bulacağınız bir blog.

TTNET Blog, keyifli editör yazılarıyla zenginleşen, zaman zaman bloggerları yazılarıyla konuk eden, sektördeki gelişmeleri ve yenilikleri ilk elden duyuran bir blog...

TTNET Blog dünyasına hoş geldiniz diyor ve yorumlarınızı bizlerle paylaşmanızı heyecanla bekliyoruz.

İnternette bağlandığınızda ilk olarak ne yapıyorsunuz?

Sonuçlara Bak

Loading ... Loading ...
29 Mart 2013

TTNET sosyal medyanın nabzını MedyaNET ile tutuyor

Yazar: Eyüp Erkan Özbek CRM Analisti

Günümüzde, sosyal medya ile birlikte bilgi ve fikirlerin paylaşımı büyük bir hızla yayılmaya başladı. 2000’li yılların başında tanıştığımız Facebook, Twitter, Linkedin gibi birçok sosyal medya uygulaması, milyonlarca üyesi ile tüm dünyada ve ülkemizde bireysel kullanıcıların yanında, kurumsal kullanıcıların da dikkatini fazlasıyla çekmeye devam ediyor.

Sosyal Medya Şirketlerin İş Planına Yön Veriyor

Sosyal medya sayesinde artık insanlar birbirleriyle, kurumlarla, yaşadıkları olumlu ve olumsuz deneyimleri günün her saniyesinde paylaşabiliyor ve fikirlerini özgürce dile getirme imkanı buluyor. İnternet teknolojisi ile birlikte sosyal medyanın bu kadar hızlı büyümesi olumlu yönleriyle şirketlerin iş planına yön verirken müşteri ilişkileri alanında da yeni bir iletişim kanalı olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla şirketlerin sosyal medyayı yakından takip etmeleri ve iş süreçlerini güncellemeleri ve yeni stratejilerini bir an önce oluşturmaları gerekiyor.

TTNET MedyaNet ile Müşterilerine Daha da Yakın

Türkiye’nin iletişim ve eğlence şirketi olarak sosyal medyayı önemli bir iletişim mecrası olarak görüyoruz. Sosyal Medya’da müşterilerinin sorunlarını çözmek ve taleplerini en …

5 Ekim 2012

Twitter’ın 140 karakter sınırlaması Fransızca’yı nazik bir dil olmaktan çıkarır mı?

Yazar: Çiğdem Keskin - Sosyal Medya Yöneticisi

Fransız tarihinde senli benli, içli dışlı konuşma 1879 devrimi sırasında yaygınlaşır. 1968 Mayıs’ının büyük sosyal çalkantısı yaşanırken de mesafeli konuşmanın dildeki ağırlığını ele geçirir.  Gel zaman git zaman Fransızca için sadece sen (tu) kelimesinin yeterli olmadığı görülür ve siz (vous) yavaş yavaş dilin içine sağlam bir dönüş yapar. Ta ki web’in ortaya çıkışına kadar! Web’in gelişimi ve sosyal medyanın yükselişiyle birlikte Fransızca’nın iletişim kodları tekrar majör bir kırılma içine girer.

Fransa’da 2 yıl yaşamış bir sosyal medyacı olarak bu konuda hem bildiklerimi hem de görüşlerimi paylaşmak istedim sizlerle.

Fransızca’da sen (tu) aile ve arkadaş çevresinde kullanılır, şekl-i kusur eder, laubalidir:) Onun dışında  kurallara uygun, resmi, samimiyetsiz, biçimsel ve tavırlı siz’in (vous) hakimiyeti söz konusudur. Çoğu genç Fransız bile arkadaş ortamında ilk kez tanıştığı, kendisinden az da olsa yaşça büyük olan kişilere, karşı taraf “tu” diyebileceğini belirtene  kadar “vous” diye hitap eder. Bu hem tanıştığı kişiye duyduğu saygının hem de kendi …

14 Haziran 2012

Değer Birimi Olarak İnsan ve Dijitalokrasi

Yazar: Çiğdem Keskin - Sosyal Medya Yöneticisi

“Sosyal medya gerçek sosyalliğimizi ne kadar derinden etkileyecek?” Bu soruyu uzun zaman önce bir makale  okurken sormuştum kendime.

Makalede İngiltere’de Bal Harbour Shops’ın düzenlediği Fashion Night Out partisine sadece Klout puanı 40 ve üzeri olan kişilerin davet edildiğinden bahsediliyordu. Etkinlik ajansı, bu şekilde partiye ait haberlerle ilgili tweet’lerin ve Foursquare’de yapılacak check-in’lerin artmasını; dolayısıyla online dünyada yaratacağı etkiyi artırmayı amaçlamıştı. Diğer bir amaçları da sosyal medyada aktif kişileri bir araya getirerek bu parti aracığıyla tanışmalarına ön ayak olmaktı.

 

 

Bugün artık yolda yürürken, işe giderken bile dahil olduğumuz bir sosyal dünya var. Bir gömleğin ya da pantalonun “like” edilme sayısının canlı olarak mağazalarda gösterildiği bir dönemde yaşıyoruz. Artık ilişkilerimizin büyük bölümünü internet üzerinden, tanıdığımız veya tanımadığımız kişilerle yürütüyoruz. Bu kişilere güveniyoruz, fikir liderleri olarak görüyoruz ya da düşüncelerini ciddiye almıyoruz. İşte bu noktada  karşımıza “itibar ekonomisi” kavramı çıkıyor.  İtibar, tüm insanların kişi ya da kuruluşlar hakkındaki olumlu ya da …

23 Mayıs 2012

Yeni medya düzeninde sayısal yayıncılık

Yazar: Çiğdem Keskin - Sosyal Medya Yöneticisi

15. yy’da Gutenberg maatbaayı icat ederek tek yönlü ve merkez odaklı iletişimin egemen olduğu medya tarihini başlattı. 1990’larda internetin ortaya çıkışmasıyla 500 yıllık medya tarihinde çağ atlandı ve tüm medya araçlarının bir araya geldiği etkileşimli bir platform ortaya çıktı.

Bu süreçte 2011 tam anlamıyla sosyal medya ve mobil pazarlama yılı oldu diyebiliriz. Teknoloji ve sosyal medyanın çarpan etkisi medyayı büyük ölçüde etkiledi ve bir dönüşümün içine soktu. Eskiden iletişim yapıldığında haber bir kez ve tek yönlü olarak konuşuluyorsa artık sosyal medya ile 10 kez ve etkileşimli bir şekilde konuşuluyor. E-dönüşüm çağında birçok alan yeniden form alırken, medya da kendi yeni şeklini bulmaya çalışıyor. Yeni medya düzeninde sayısal yayıncılık giderek gelişiyor.

E-dönüşüme örnekler:

*New York Times gazetesi geçtiğimiz yıl içerisinde dijital abonelik sistemine geçti. Artık internetin olduğu her yerden dergiye erişim sağlanabiliyor. Dergiler masalarda ve raflarda görünmez olarak kalmıyor.

*Guardian’ın web sitesini Mart 2012′den bu yana günde 4 milyondan fazla tekil …