Brand Finance verilerine göre 2012’de dünyanın en değerli markası haline gelen Apple’ın iPad ile açtığı tablet bilgisayar devrimi e-yayıncılığın bir tetikleyicisi, bir yol göstericisi haline geldi. Başarı hikayesinin baş kahramanı iPad’ten sonra onlarca marka ve modelde tablet bilgisayarlar sürüldü piyasaya. Tablet bilgisayarlar uygun içerik ve mobil uygulamalar ile donatılmaya başlandı. Kitap ve dergi okumaya zaman bulamayan, sürekli yanında taşımayı sevmeyen kişiler sahip oldukları tablet bilgisayarlarına yükledikleri uygulamalar üzerinden içeriklere ulaşmaya hatta satın alma yoluna gittiler. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde artık neredeyse her elde, her evde üzerinde uygulamalar çalıştırabilen akıllı bir aygıt mevcut.

Elektronik yayın içeriklerindeki sayıları basılı ortamdakine oranla çok daha hızlı bir artış göstermekte. Matbaanın icadından bu yana yaklaşık 150 milyon çeşit kitap basılmışken, internet ortamındaki belge sayısı günümüzde 200 milyona ulaşmış. Bu rakamın önümüzdeki 10 yılda 800 milyonu aşacağı tahmin edilmekte. Yine yapılan tahminler bizlere internet ortamındaki sayısal nesne sayısının yakın bir gelecekte trilyonlarla ifade edileceği yönünde.

Beklenen oldu; teknoloji ve internet artık yaşam tarzımız haline geldi. Bilgi toplumu olma yolunda büyük adımlar atmaya, bir şekilde çağa ayak uydurabilen ülkemiz, teknoloji ve internet kullanımında da dünyada söz sahibi oldu. Büyük firmalar büyüyen Türkiye pazarında yer edinebilmek ve bölgede verimli olabilmek için merkezler açmaya, operasyonlar planlamaya ve gerek Orta Doğu gerekse Kuzey Afrika ülkelerine özel pazarlama stratejileri geliştirmeye başladı.

90’ların sonunda artmaya başlayan internet kullanımı ile ülkemizde gazete ve haber portalları, içerik siteleri kurulmaya başladı. Artan talep ve gelişen internet ile özellikle büyük şehirlerde basılı yayın satışlarında ciddi düşüşler yaşanmaya başladı. Çünkü okuyucular gazete bayiine gitmek yerine önlerindeki bilgisayardan yahut mobil telefonlarından habere, bilgiye ve içeriğe kolayca erişebilmenin rahatlığını tattılar. İçerik ve haber üreten firmalar ise artan rekabet koşulları nedeniyle kaliteli içerikler sunmaya başladılar. Dijital içeriğe ilginin arttığını gören büyük medya kurumları, yayınevleri ise dünyada olduğu gibi Türkiye’de de durumu avantaja çevirme sürecine girdiler ve sahip oldukları içerikleri, basılı ürünleri dijitale çevirmeye ve uygun bilişim ortamlarından okuyucuya basılı sürümden daha uygun fiyatlarla sunma yarışına girdiler.

Türk insanı da geniş bant internete kavuştuktan sonra bilişimi işinde, gücünde, eğitiminde daha bilinçli kullanmaya başladı. Türk insanı yaşam biçimini gelişme sürecine oldukça iyi şekilde adapte etti. Vatandaş artık gazete, kitap, dergi içeriklerine sayısal ortamlardan erişip okumaya başladı. Sayısal ortamdan bilgi ihtiyaçlarını gidermeye başlayan kullanıcılar sadece telefon, tablet bilgisayar ya da PC’den interneti kullanarak artık gerekli kaynaklara legal olarak anında erişebiliyorlar. Bu durumdan da oldukça memnunlar.

2000’li yılların başında duymaya başladığımız, bilgisayar monitörlerinde emekleme devrini uzun yıllarca sürdüren ve birçok insanı okuma zorluğu nedeniyle umutsuzluğa sürükleyen e-kitap kavramı, tablet bilgisayarlar sayesinde birden serpildi ve koca adam oldu. Sanal dünyada türlü türlü uygulamalar geliştirildi, dükkanlar açıldı. iPad, Kindle ve diğerleri yayınevleri ile yapılan anlaşmalarla kullanıcılara dünya klasiklerinden tutun da en güncel dergilere kadar birçok seçenekler sunuyor.

E-yayınlar, basılı benzerinin bütün özelliklerini kapsamakla birlikte ek olarak ses, görüntü ve etkileşimli bağlantıları da içeriyor. E-kitaplar ve e-dergiler tek bir dokunuşla internet bağlantısı sayesinde indirilebiliyor, hatta sipariş ile elektronik postayla dahi ulaştırılabiliyor. Çantanızda ya da elinizde sürekli kitap taşımak hatta birkaç tanesini taşımak okuyucuya bir hayli ağır gelir. Sadece 600 gramlık bir cihaza koskocaman bir kütüphaneyi yükleyebilir, yanınızda sürekli taşıyabilirsiniz, üstelik her an güncelleyebilirsiniz. Belki bunları 15-20 yıl önce görseydik ve duysaydık oldukça yadırgar, gülüp geçebilirdik.

Bir gerçek var ki, o da elektronik inovasyonlar sayesinde hem okuma şeklimiz hem de hayat tarzımız değişiyor.

Saygılarımla.

  1. necmi
    26 Mar 2012 2:05 pm

    bilimin sayasinde tüm insanlik bundan daha fazla yararlanacaktir umarim hep olumlu yönde kullanir bireyler

  2. NoboysSpy
    8 Nis 2012 5:47 pm

    makaleniz güsel :( ama elektronik inovasyonlar :)

Yorum Yapın