Türkiye, şüphesiz internet çağına en hızlı ayak uyduran ve bununla birlikte dijital eğlence pazarını en yoğun kullanan ülkelerden birisi.

Bu sadece görünüşte böyle değil.  Dünya üzerinde mobil oyunculukta 18. olan Türkiye, yine dünyada PC başında en fazla oyun oynayan ülkeler arasında 3. sırada yer alıyor.

Bütün bunlar bir araya geldiğinde 22.5 milyona yakın genç ve oyuncu bir nüfusun bizi karşıladığını görüyoruz.  Peki bu ne anlama geliyor?  Bu kadar kısa sürede aktif internet kullanımına ve online oyun  dünyasına alışan Türkiye, önümüzdeki 10 yıl içerisinde üretim konusunda da çok ama çok ciddi atılımlarda bulunacak gibi görünüyor.

Türk oyuncusu özellikle MMORPG oyunlar (Çoklu Oyuncuya Sahip Online Rol Yapma Oyun Platformları) konusunda oldukça iddialı, Ultima Online ile başlayan MMORPG popülerliği, Knight Online, Metin 2 gibi Free to Play oyunları önüne alarak çığ gibi büyüdü ve en sonunda League of Legends’ın liderliğe oturması ile son halini aldı.

Evet, Türk oyuncusu aktif konumundan dolayı pazarı giderek büyütüyor. Şu ana kadar gördüğümüz tablo, her geçen gün yepyeni organizasyonlar ve girişimlerle birlikte desteklenerek hızlı bir şekilde pazarın canlandığını gösteriyor.

Türkiye’de böylesine bir pazar oluşuyorken, bunun yerli yapımcılara ileride sağlayacağı faydalar şüphesiz muazzam. Peki ama yerli oyun tabanı nasıldı? Hangi tarihlerde Türkiye’de insanlar oyun üretmeye başladı?

Her şey Lale Savaşçıları ile başladı

1994 yılına baktığımız zaman, Amiga için geliştirilen ilk Türk fantastik rol yapma oyunu İstanbul Efsaneleri: Lale Savaşçıları’nı görürüz. 1996 yılında Amiga’dan sonra PC’ye gelmesiyle asıl popülerliğine kavuşan oyun, günümüzde hala pek çok oyuncu tarafından konuşulmakta ve sevilmektedir. İstanbul Efsaneleri, konsept olarak gerçekten yenilikçi ve özel dile sahip bir yapımdı. Türk oyunlarının ne kadar büyük potansiyel taşıyabileceğini bizlere göstermişti. Şehir ve Anadolu kültürlerinin birbirleri ile tezat yanlarının nasıl doğru bir şekilde ele alınarak kullanılabileceğini aktarmıştı.

94’ten beri Türkiye’de çok büyük işler yapıldı. Pusu, Kabus 22 gibi AAA (büyük bütçeli oyun stüdyolarının projeleri) denemeleri ile çok büyük işler başarılmış olsa da, en önemli ve uluslararası arena dahilinde adından söz ettiren şüphesiz TaleWorlds Entertainment’ın aksiyon rol yapma oyunu Mount & Blade idi. Daha sonra Mount & Blade: Warband ile bu başarısını daha da arttıran oyun, Türk oyun yapımcıları adına, önemli bir adım olmuştur.

Peki ya günümüz?

Türkiye, artık değişen oyun trendlerini çok daha hızlı bir şekilde yakalıyor. Oyun oynayarak büyüyen nesil artık yetenekli programcı, tasarımcı ya da grafiker olarak ortaya çıkıyor. Kickstarter gibi platformlarla ivme kazanan bağımsız oyun yapma trendi, Türkiye’de de oldukça güçlü bir dalga olarak kendini hissettiriyor. Özellikle Nowhere Studios tarafından geliştirilen ve Kickstarter ile bütçelendirilen Monochroma, bu dalgayı en güçlü şekilde yansıtan yapımlardan.

Bağımsız üreticilerin engellenemez yükselişi, Türkiye’de hızla büyüyen mobil oyun trendi ile birlikte pek çok genç girişimci yapımcıyı da pastadan pay almaya itiyor. Şu anda Android ve iOS platformlarına pek çok yerli oyun yapılıyor. Bunların çoğu tek kişilik projeler olsa bile, sayıları ve kaliteleriyle yavaş yavaş uluslararası pazarda da kendilerini göstermeye başladı.

Türkiye’de düzenlenen Global Game Jam ve BUG etkinlikleri sayesinde, bağımsız üreticilerin yükselişi oldukça hızlı bir şekilde devam etmekte. Bu tarz etkinliklerde yapımcılar ve yatırımcılar bir araya getiriliyor. Bu sayede gençler için sürekli olarak yeni imkanlar yaratılıyor.

Böylelikle ülkemiz, yaklaşık 5 yıl içerisinde dünya oyun pazarında hızlı bir şekilde büyüme ve gelişme göstermeye devam edip, haklı yerine çok yakında kavuşacaktır.

Kaynak: http://www.newzoo.com/infographics/infographic-the-turkish-games-market/

 

Murat Oktay Hakkında

1972 Edirne doğumlu olan Murat Oktay, 1988 yılında sektöre giriş yaptıktan sonra aynı alanda kariyerine devam etti. 64’ler Dergisi, PC World, PC Magazine, Electronig Gaming Monthly, GamePro gibi çeşitli dergilerde yazarlık ve yöneticilik görevleri üstlendi.

Hayatının önemli bir parçasını bilgisayar oyunları oluşturmasına rağmen, özellikle son yıllardaki bazı gözlemlerinden sonra mümkün olduğunca tekli oyuncu türündeki oyunları tercih etmeye başladı. 1999 yılında Yazılım Bölüm Müdürü olarak çalıştığı firmadan ayrılıp kendi şirketi  “A Plus Entertainment Network”u kurdu. Şu anda aktif olarak Merlin’in Kazanı, TechnoLabs, CIOTurk ve Zirveden isimli yayınlarda Genel Yayın Koordinatörü olarak çalışmalarını sürdürüyor. En büyük hayalinin ise günün birinde teknesiyle birlikte kutuplara gidip balık tutabilmek olduğunu söylüyor.

  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın