Hızını artırarak devam ettiren teknolojik değişim hepimizi etkiliyor. Bizim için önemli olan, bu değişimin neresinde olduğumuz ve değişime ayak uydurabilme yeteneğimiz. Tüm dünyada olduğu gibi teknolojiyi, onun getirdiği yenilikleri severek kullanıyoruz. Gelişen teknolojiyle birlikte alışkanlıklarımız, davranışlarımız ve tepkilerimiz haliyle değişti. Bana göre bu dönem içinde en çok etkilenen kavram ekonomi oldu. Bunun sonucunda temel prensipleri sarsılmaya başladı. Ticaret farklı boyutlar kazanarak, yaratıcılık önem kazandı.

İnsanlık tarihi boyunca var olan yaratıcılık ve ekonomi kavramlarının son dönemde birlikte kullanılmasıyla yaratıcı ekonomi düşüncesi ortaya çıktı. Çünkü günümüzün şartları bunu gerektiriyor. Müşteri talepleri hep yeni ve yaratıcı olana yönelik. Üniversite öğrencileri ülkemizin en dinamik yaş grubu ve değişime en kolay onlar ayak uydurabiliyor. Öte yandan her gün, her saat değişen bu süreçte günceli takip etmeleri oldukça zor. TTNET, Yaratıcı Ekonomiye Destek Projesi ile ülkemizde bu düşünce konusunda üniversite öğrencilerinde farkındalık yaratmayı ve onları iş hayatına hazırlamayı amaçlıyor. Bu programda üniversite öğrencilerine dijital içeriğin oluşturularak sunulması ve ticaretin elektronikleşmesine yönelik eğitimler veriliyor.

Tüm bu gelişmeleri dikkate aldığımızda, ekonomi, dolayısıyla ticaret de değişti. Teknolojik gelişmelerle ticarette mesafeler ortadan kalktı, insanlar evlerinden alışveriş yapmaya başladı. Böylece e-ticaretle tanıştık. Daha fazla ürünü inceleyebildiğimiz ve vakit harcamaksızın yapabildiğimiz bu alışveriş kısa sürede yaygınlaştı. Çünkü satın almak istediğimiz ürünler için evimizden çıkmamıza gerek kalmadı. Ülkemizde ilk duyulduğunda pek sıcak bakılmasa da şu an çoğumuz için vazgeçilmez oldu. İlk çıktığı dönemde bu düşünceye yatırım yapanlar oldukça büyük kazançlar elde etti. Ülkemizde de bu alanda ciddi yatırımlar yapılmaya başlandı. Yaratıcı ekonomi kullanımı olarak e-ticaret güzel bir örnek.

Bu değişimin en bariz şekilde görülebileceği alan sosyal medya oldu. Facebook ile başlayan, Twitter ile devam eden bu mecra, anında haberleşmeyi ve birbirimizden haberdar olmamızı sağlıyor. Artık insanlar televizyon ekranına değil bilgisayar ekranına bakıyor. Ülkemiz Facebook kullanımında dünya yedincisi ve kullanıcı sayısı giderek artıyor. Böyle olunca klasik pazarlama anlayışı yerini hızla sosyal medya pazarlamasına bırakıyor. Şirketler bu alana daha fazla kaynak ayırmaya başladılar. Marka sayfalarını profesyoneller yönetiyor. Bu şekilde yapılan pazarlama stratejik olacaktır. Bu şekilde size noktasal hedefleme olanağı sunuyor. Bu özellik televizyon, radyo ve outdoor’da yok.

Ben, sosyal medya ve e-ticaretin entegre edilmesinin başarılı olacağını düşünüyorum. Bu bağlamda F-ticaret üzerinde ciddi şekilde düşünmeliyiz. F-ticaret, bize Facebook üzerinden alışveriş imkanı sağlayacak. Henüz yeni bir kavram olmasına rağmen gelecek vadediyor. Önümüzdeki aylarda tanıtımı yapılacak olan bu özellik e-ticarete farklı bir boyut kazandıracaktır. Ayrıca Facebook marka sayfaları üzerinden, Open Graph özelliği ile kullanıcılar ürünleri beğenmekle kalmayacak, alacak, içecek ve giyecekler. İsteyen markalar sayfalarına bu butonları ekleyebilecekler. Yaratıcı ekonomi düşüncesi bu alanlarda ciddi kazanç sağlayabilir, girişimcilere güzel fırsatlar sunabilir.

Yarınların kazananlarının ekonomideki bu değişimi iyi analiz eden, değişime yön veren ve yatırımlarını bu yönde yapanlar olacağını düşünüyorum. Herkes biliyor ki henüz genç ve basit bir uygulama olan, sadece 13 kişinin çalıştığı Instagram uygulaması, 1 milyar dolara satıldı. Dünyada bu rakama ancak yüzyıllık ve uluslararası şirketler ulaşabiliyorlardı. Gördüğümüz gibi artık mal ve hizmet üretme değil, değer üretme zamanıdır.

twitter.com/ozdemirsuat

  1. Mehmet ÇELİK
    5 Haz 2012 11:08 pm

    Değişimi yakalamak için yaratıcı olmak gerekli.

Yorum Yapın