“Sosyal medya gerçek sosyalliğimizi ne kadar derinden etkileyecek?” Bu soruyu uzun zaman önce bir makale  okurken sormuştum kendime.

Makalede İngiltere’de Bal Harbour Shops’ın düzenlediği Fashion Night Out partisine sadece Klout puanı 40 ve üzeri olan kişilerin davet edildiğinden bahsediliyordu. Etkinlik ajansı, bu şekilde partiye ait haberlerle ilgili tweet’lerin ve Foursquare’de yapılacak check-in’lerin artmasını; dolayısıyla online dünyada yaratacağı etkiyi artırmayı amaçlamıştı. Diğer bir amaçları da sosyal medyada aktif kişileri bir araya getirerek bu parti aracığıyla tanışmalarına ön ayak olmaktı.

 

 

Bugün artık yolda yürürken, işe giderken bile dahil olduğumuz bir sosyal dünya var. Bir gömleğin ya da pantalonun “like” edilme sayısının canlı olarak mağazalarda gösterildiği bir dönemde yaşıyoruz. Artık ilişkilerimizin büyük bölümünü internet üzerinden, tanıdığımız veya tanımadığımız kişilerle yürütüyoruz. Bu kişilere güveniyoruz, fikir liderleri olarak görüyoruz ya da düşüncelerini ciddiye almıyoruz. İşte bu noktada  karşımıza “itibar ekonomisi” kavramı çıkıyor.  İtibar, tüm insanların kişi ya da kuruluşlar hakkındaki olumlu ya da olumsuz değer yargılarını ifade ediyor. Değer yargılarının bilançosu olan itibar, yalnızca kişi ve kurumlara dair olumlu düşünceler toplamı değil, aynı zamanda ekonomik bir değer.

Günümüzde dijital dünyanın gelişimiyle insanlar artık kendileriyle ilgili bilgilerin bir çeşit değer birimi olduğunun farkına vardılar. Artık etki alanları geniş internet kullanıcılarının, şirketler ve kişiler hakkında yaptığı yorumlar, alınacak kararları bile etkileyebiliyor. Nasıl TV programlarının reytingleri varsa artık kişilerin de “itibar notları” var. Bilgisayar ve internet teknolojileriyle birlikte kişilerin uzmanlık derecelerini, güvenilirlik düzeylerini, etki alanlarını ölçerek insanlara birer itibar notu vermek ve onlara bir değer biçmek mümkün.

Eskiden insanlar mali durumlarına, kariyerlerine göre sınıflandırılırken artık dijital dünyadaki seslerine göre de sınıflandırılıyorlar. Gelişim süreci bu yöndeyken itibar notlarımızın gelecekte gerçek sosyalliğimizi de büyük ölçüde etkileyeceğini söyleyebiliriz.

Peki şu anda “itibar notlarımız” nasıl ölçülüyor?

İşte sistemlerden bazıları:

Klout: En popüler sosyal medya ölçümleme araçlarından birisi. Klout puanı 1 ile 100 arasında değişiklik gösteriyor. Klout aslında sadece bir puandan ibaret de değil. Sosyal medyada kimleri etkilediğinizi, kimlerden etkilendiğinizi, hangi kelimeler ya da konularda etkili olduğunuzu size gösteriyor. Bir anlamda sosyal medyadaki popülerliğinizi ölçüyor.

Kred: Twitter’ı baz alarak karşılıklı mention’ları, farklı kullanıcıların RT’leri gibi aksiyonları analiz ediyor. Sistemin bir özelliği de yanıt verilen mention’ları ya da sizin RT ettiğiniz postları sayması ve bununla bir erişim seviyesi belirlemesi. Ayrıca belirlenmiş konu başlıkları içerisinde en yüksek etkinlik ve erişim puanına sahip kişilerin bir listesi de bulunuyor.

PeerIndex: Belirli bir konu hakkındaki uzmanlığı ölçen bir araç. Kullanıcıların yaptığı paylaşımlar karşılaştırılarak önce uzman oldukları alan daha sonra da bu alanlarda ne kadar etkin oldukları ölçülüyor. Sanat, medya, teknoloji, sağlık, finans, spor ve politika, kategorilendirilen uzmanlık alanları arasında yer alıyor.

Identified: Identifed sistemi “dünyanın ilk profesyonel iş gücü borsası” diye tanımlanyor. Binlerce şirketin internetteki işe alım hareketlerini izleyip analiz eden Identified, şirketlerin mesleki nitelikleri nasıl değerlendirdiği konusunda kullanıcılarına bir ölçü sistemi sunuyor ve “Identified” puanı ortaya çıkıyor.

 

PROskore: Klout’un biraz daha profesyonel hali olarak düşünebiliriz. Sosyal medya varlığınızın ötesinde, geçmiş iş deneyimlerinizi ve eğitim hayatınızı da ölçümlemeye katıyor.

Yelp.com: Hizmet sağlamak için kayıtlı kişilere ve şirketlere verilen beğeni puanlarına dayanarak birey ve şirketlere itibar puanı oluşturuyor ve bunları hiyerarşik olarak sıralıyor.

Web’de hakkımızda çıkan bütün haberleri takip ederek bizlere puanlar veren ve sıralayan bu sistemler bugün partilerin davet listesinde yer alıp alamayacağımızı belirliyor. Ama ya yarın? İşe alım politikalarına yerleşebilecek dijital dünyadaki itibar puan kriteri hayatınızın yönünü değiştirebilir. Geniş bir etki alanı sizi tek başınıza reklam alabilen bir medya kanalı haline dönüştürebilir. Rachel Botsman, itibar sermayesinin 21. yy’da itibar ekonomisinin temel taşı durmuna geleceğini söylüyor, kredi geçmişimizden bile daha etkili olabileceğini ifade ediyor.

Puanlamaları yapan şirketlerin, skorları belirlerken hassas formüller kullanmaları ve hesap kriterlerini çok net bir şekilde açıklamaları büyük önem taşıyor. Nasıl gerçek dünyada eşit haklara sahip olmak istiyorsak, dijital dünyada da bunu isteyeceğimiz kesin. Bir anlamda “dijitalokrasi” arayacağız diyebiliriz. Online içerik yaratabilen herkesin bir grup insanı etkileme alanı var, takipçi sayılarıyla değil ama birçok kritere göre etki alanını belirleyecek şeffaf sitemlerin yapacağı değerlendirmeler  “dijitalokrasi” isyanlarının önünü kesecektir.

Skor almak, puanlanmak, sıralandırılmak antipatik gelebilir ama bir değeriniz olduğunu da sakın unutmayın. Sanal olarak bahsettiğimiz dünya artık giderek gerçek dünyaya dönüşüyor. Sanalın gerçeğe dönüşümü hayatlarımızı birçok alanlarda etkilemeye başladı; daha da derinden etkilemeye devam edecek.

Sosyal kalın ki, şu anın sanal dünyası sizi geleceğin gerçek dünyasının dışıda bırakmasın :)

Sevgilerimle,

 

  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın