İnternetin hayatımızda “iletişim” için vazgeçilmez bir araç haline geldiğini artık hepimiz kabul ediyoruz. Öyle ki, profesyoneller, iletişim konusunda tarihi “internetten önce” ve “internetten sonra” diye ikiye ayırıyor. Haksız sayılmazlar çünkü bu yazının konusu olan viral pazarlama, internetin olmadığı bir dünyada var olamazdı.

2000’li yılların başında internetin; e-posta, anlık mesajlaşma veya sosyal paylaşım yoluyla iletişimde en etkin kanallardan biri haline gelmesi, geleneksel iletişim yöntemlerinin dışında yeni iletişim kanallarının ortaya çıkmasını sağladı. Geleneksel iletişim yöntemlerinin çoğu geçerliliğini korurken internetin sağladığı mecralar da en az onlar kadar önem kazandı.

Konu iletişim olunca yeniliklere en fazla ayak uydurması gerekenler, elbette pazarlama iletişimi ve halkla ilişkiler alanında çalışanlardır. İletişimciler, insanların artık duydukları, gördükleri, beğendikleri pek çok şeyi internet üzerinden paylaşır hale geldiklerini ve bilginin bu paylaşım sayesinde kısa zamanda çok geniş kitlelere yayılabildiğini fark ettiler. Tam da bu durumdan esinlenerek, önceden belirlenmiş bir mesajın, sosyal paylaşım ve internet üzerinden yayılmasını sağlayan viral pazarlama (viral marketing) yöntemlerini geliştirdiler.

Bu yöntem, kullanıcının markaya daha yakın olmasını, marka ile kullanıcı arasında bağ kurulmasını sağlıyor. Üstelik oluşan interaktif ortam sayesinde markalar, müşterilerinin duygu, düşünce ve algılarını da kolayca öğrenebilir hale geliyor. Kullanıcılar bu viraller sayesinde daha kolay ve doğal olarak düşüncelerini açıklama konusunda fırsatı buluyor.

Konuyu basit bir örnek üzerinden anlatalım: Geleneksel yöntemlerle topluma bir mesaj vermek için örneğin “bu ürün iyidir” demek için kullanılabilecek, reklam verme, etkinlik düzenleme, ürünü test ettirme, bir ünlü aracılığıyla mesajı yayma gibi pek çok yöntem vardır. Aynı ürünü kullanıp üründen memnun kalan ya da reklamını izleyip beğenen bir kişinin konuyla ilgili olarak internette bir fotoğraf, video ya da bir mesaj paylaşması “bu ürün iyidir” mesajını gönüllü olarak yayması demektir.

İnsanların günlük hayatta kendiliklerinden yaptıkları bu paylaşım, markalar için çok önemli bir potansiyel barındırır. Bu nedenle hem markalar hem de herhangi bir mesajı yaymak ve bir konuya dikkat çekmek isteyenler (sivil toplum kuruluşları, politikacılar vb.), viral pazarlama yöntemlerine sıkça başvurur.

Viral pazarlama çalışmalarının başarılı olması, internette yayılması için hazırlanan içeriğin “paylaşmaya değer” olmasına bağlıdır. İnsanlar sevdikleri, beğendikleri, eğlenceli buldukları şeyleri arkadaşlarıyla kolayca paylaşır.

Bu yöntemi iyi kullanan firmalardan biri Volkswagen oldu. Birkaç ay öncesine kadar, Star Wars filminin unutulmaz karakteri Darth Vader kıyafetiyle evin içinde koşturup güç gösterisi yapan minik çocukla başlayan video, video sitelerinde ve sosyal medyada dolaşan eğlenceli bir Volkswagen Passat reklamıydı aslında. Güç gösterilerine bir yenisini eklemek isteyen maskeli çocuğumuz, babasının eve girmesi ile bahçeye koşuyor ve park halinde duran Volkswagen Passat’ın önüne geçip arabaya hükmetmeye çalışıyordu. Pencereden onu seyreden babası, uzaktan kumandasıyla arabayı çalıştırıp, farlarını yakınca, çocuk da kendi gücünden ürperiveriyordu.

Ürün ve marka söylemini çok güzel bir şekilde yansıtan video, mesajını sessiz ve derinden veriyordu. Ürünü ve ürünün uzaktan kumanda özelliğini anlatan reklam, internet kullanıcılarının beğenmesi ve diğer internet kullanıcıları ile gönüllü olarak paylaşmasıyla hızla yüz binlerce kişiye ulaştı.

Reklamı görmek isterseniz http://www.youtube.com/watch?v=R55e-uHQna0 adresinden seyredebilirsiniz.

İşte bu güzel örnek içinde markanın sunduğu hizmet fark edilmeden ama çok güçlü bir mesajla internet kullanıcıları ile buluşuyor. Mesaj eğlenceli bir videonun içinde fark ettirmeden aktarılıyor.

Elbette, bunun tersi de mümkündür yani tepki duyulan ve kınanan şeyler de internette yayılabilir. Örneğin, ormanların ve doğal yaşamın korunması konusuna dikkat çekmek isteyen bir sivil toplum kuruluşunun birkaç yıl önce viral yolla yaydığı bir video, bir çikolata reklamı gibi kurgulanmıştı. Aslında palmiye çiftliği kurmak için orman katliamı yaptığı iddia edilen bir şirketi hedef gösteriyordu. Karşılıklı davalar sonunda reklam yayından kaldırıldı. Fakat reklam o kadar hızlı yayılmış ve etkili olmuştu ki, palmiye ağacının yetişmediği ülkelerde yaşayanlar bile tropik ormanların yok olmakta olduğu ve bu konuda herkesin üstüne düşeni yapması gerektiği mesajını almıştı.

  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın