İngiliz asıllı teknoloji öncüsü Kevin Ashton 1999 yılında “Nesnelerin İnterneti” (The Internet of Things) kavramını ilk kullandığı zaman muhtemelen çoğu kişi ne demek istediğini anlamamıştı. Bu kavram bilgisayar ve akıllı telefonlar dışında internete sahip olabilecek “şeylere” işaret ediyordu; interneti olan bir fincana, bir arabaya, bir ineğe, belki bir ağaca.

Geçtiğimiz günlerde Cisco, bu kavram etrafında çok ilginç bir rapor hazırladı ve 2020 yılına dair çarpıcı öngörüler ortaya koydu. Nesnelerin İnterneti (The Internet of Things) ismini verdiği bu raporu bir infografik haline getiren Cisco’ya göre 2020 yılında 50 milyar “şey” internete bağlı olacak.

2008 yılında internete bağlı cihazların sayısı, dünyadaki insan sayısını geçmişti. 2010 yılında ise artık internete bağlı olan şeyler yalnızca bilgisayar ve akıllı telefonlar değildi. Artık herhangi bir “şey” de internete bağlanabilir hale geldi.

Örneğin Hollanda’da bir çiftlik sahibinin ineklerinde internet bağlantısı var. Bu bağlantı sayesinde çifti ineklerin sadece sütünden ve etinden değil ‘veri’sinden de faydalanıyor. Bu bağlantılar sayesinde çiftçi her yıl inek başına 200 MB veri topluyor. Bu veriler sayesinde de ineklerin sağlık veya hamilelik durumları hakkında bilgi alıyor.

İnternet hayvanların yanı sıra insanlara da bağlanabilir hale geldi. Tıbbi elektronik cihazlar üreten Corventis firması, kişinin kalp atışlarını takip ederek, kalbin durumunu internet aracılığıyla doktorlara ileten bir cihaz üretti.

Buraya kadar yeterince ilginç olsa da aslında daha da ilginç şeyler olacak: Bundan sonra veri akışı sadece cihazdan insana doğru olmayacak. İki cihaz, bilgisayar veya akıllı telefon olmayan iki cihaz aralarında haberleşerek senaryo geliştirecek ve buna göre plan yapacak. Kısacası yapay zeka, hayatımıza iyiden iyiye hükmetmeye başlayacak.

Cisco’nun yazdığı senaryoya göre çalar saatiniz, internet sayesinde kişisel asistanınızmışcasına hakkınızda pek çok şeyi biliyor ve buna göre uyanma saatinizi planlıyor. Ertelenen toplantınızı, yolda meydana gelen kazayı, kahve makinenizin kahve pişirme süresini, en yakın benzin istasyonunun ne kadar uzakta olduğunu hesap eden saat, sizi buna göre erken veya geç uyandırıyor. Üstelik siz uyandığınız zaman hava soğuksa, motorunun ısınması için arabanızı siz dışarı çıkmadan birkaç dakika önce çalıştırıyor ve kahvenizin sıcak servis dilmesi için makinenin açılma zamanını belirliyor. Dikkat edin, tüm bunlar olurken hiç bilgisayar kullanılmadı. Saat, benzin istasyonu, otobüs, belediyenin gönderdiği trafik bilgileri, hepsi kendi aralarında haberleştiler ve sizin işe vaktinde ve kahvenizi içtikten sonra ulaşmanızı sağlamak için işbirliği yaptılar.

Nesnelerin veya ‘şey’lerin interneti hayatımıza daha çok girdikçe, pek çok şey de kökünden değişecek. İnternet trafiği farklı bir yönde akmaya başlayacak. Tüm bu olanaklar, sadece insanların rahat etmesi için değil, çevre ve hayvanlar yararına da kullanılmaya başlayacak. Teknolojiyle yapılabileceklerin sınırlarını ise insanların hayal gücü çizecek. Sizce birbirine mesaj atan masa ve sandalyenin, borsa takip eden bir banka kasasının, hava durumuna göre şekil alan kıyafetlerin olduğu bir dünya, insanların hayata bakış açılarında ve varoluş kaygılarında bir değişiklik yaratır mı? “Biz görebilecek miyiz” demeyin, çünkü 2020’e sadece 9 yıl kaldı.

Kaynak: http://blogs.cisco.com/news/the-internet-of-things-infographic/

  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın