Ericsson Consumerlab, 1995 yılından beri 40′tan fazla ülkede 80 bin kişiyle yüzyüze görüşmeler gerçekleştiriyor. Farklı kültürlerden tüketicilerle yapılan detaylı görüşmelerin ve kapsamlı analizlerin sonucunda hazırlanan raporlar, bilişim ve haberleşme teknolojileri alanındaki tüketici alışkanlıkları hakkında önemli bir bilgi sağlıyor.

ConsumerLab, yayınladığı son raporunda, tüketicilerin mobil internet erişimi ve akıllı mobil cihazlar ile ilgili kullanım alışkanlıklarını analiz etti. Bu rapordan dikkat çekici birkaç tespiti paylaşmak istiyorum:

– Mobil internet erişimi ile ilgili tüketici davranışları incelendiğinde, çevrimiçi olamama durumunun her geçen gün daha zor tolere edilebilir olduğu görülüyor. Başlangıçta sadece akıllı telefonlardan beklenen çevrimiçi olma hali, artık diğer elektronik cihazlardan da bekleniyor.

– Akıllı telefonlardan önce insanlar bilgisayarı kullanmak, internete girmek için birçok sebebin bir araya gelmesini bekliyordu. Tüketiciler, eskiden günün belli zaman dilimlerinde, işlerini biriktirip bilgisayar başına otururken, artık akıllı telefonlar ve tabletler ile sürekli olarak çevirmiçi olmaya başladılar. İnternet erişimi artık spontane ve planlanmadan gerçekleşiyor. Tüketici davranışlarındaki bu değişiklikte her zaman açık durumda olan akıllı telefon ve tabletlerde koşan uygulamaların, dosyalar arasında gezinmeden, adres satırına giriş yapmadan, arama yapmadan, beklemeden, kolayca, doğrudan istenen bilgiye ulaşımı mümkün kılmasının etkisi büyük.

– İnsanların çoğu telefonların alarmı ile güne başlıyor ve internete erişebilir durumda oluyorlar. 2011 itibariyle, Amerika’daki Android/iPhone kullanıcılarının yüzde 35′i, henüz yataktan çıkmadan uygulamaları kullanmaya başlıyorlar. En yaygın kullanım Facebook’a giriş (%18).

– Akşam yemeğinden önce ve sonra akıllı telefonlar üzerinden internet erişimi, oyun oynama, internette gezinme, anlık mesajlaşma ve sosyal medya uygulamalarının kullanımı ile tavan yapıyor.

– Akıllı telefon sahiplerine bundan sonraki satın almalarında hangi ürünü tercih edecekleri sorulduğunda cep telefonu (%19), dizüstü bilgisayar (%16), tablet bilgisayar (%13), masaüstü bilgisayar (%12) cevabı alınmış. Netbook ise %6′da kalmış. Apple’ın hayatımıza soktuğu tablet bilgisayarlar ,netbook’ların beklenen sıçramayı yapmasına engel olmuş gözüküyor. 

– Tüketicilerin yeni çevrimiçi kullanım alışkanlarını cihazın kendisi yerine uygulama ile ilişkilendirmesi dikkat çekici bir gelişme. Yeni yaşam tarzı “Yatakta akıllı telefonumu kullanıyorum.” yerine “Yatakta Facebook hesabıma göz atıyorum” şeklinde ifade ediliyor. Araştırma, kullanıcıların uygulamalara sadakatinin, cihazlara duyduklarından fazla olduğunu ortaya koyuyor.

– Kullanıcılar, gün içinde Facebook, Twitter, Youtube gibi çevrimiçi servislere kolayca, düşük fiyatlarla, birçok yerden erişebilmeyi bekliyor. Bulut bilişim kavramından haberdar olmasalar da, bu hizmetin sağladıklarına giderek artan bir oranda bağımlılık duymaya başlamış durumdalar.

– Rapor, dizüstü bilgisayar ve telefon dışında taşınabilir bellek, fotoğraf makinesi, MP3 oynatıcı ve oyun konsolunun da internete erişimi olması gerektiği yönündeki beklentiyi ortaya çıkarıyor. Örneğin ankete katılan fotoğraf makinesi sahiplerinin yüzde 47′si çektikleri fotoğrafları sosyal paylaşım sitelerine yükleyebilmek istiyor.

– ConsumerLab, akıllı telefonun faydalarını tecrübe eden insanların, buluta erişimin olmadığı durumların zorluğunu (hafıza kartındaki içeriğe uzaktan ulaşamama vb.) yaşamaya başladığını ve kullandıkları neredeyse tüm cihazların internete erişebilir olmasına duydukları ihtiyacı açığa çıkartıyor.

– Uygulamalar tüketicilerde, hayatları üzerinde daha fazla kontrol sahibi oldukları duygusu yaratıyor. Ayrıca uygulama kullananlar, diğerlerinden daha önce bilgi sahibi olan belli bir zümreye ait olduklarını hissediyorlar. Ankete katılanların yüzde 68′i, uygulamaların telefonlarını kişileştirmek için çok iyi bir yöntem olduğunu düşünüyor. Amerika’daki akıllı cihaz kullanıcılarının telefonlarında ortalamada 35 uygulama yüklü. Uygulamaların ücretsiz veya çok ucuz oluşu ve zengin uygulama seçenekleri uygulama indirmeyi tüketiciler için eğlenceli hale getiriyor.

Artık hayat tarzımızın kökten değiştiği yeni bir döneme girmiş bulunuyoruz. TÜİK(Türkiye İstatistik Kurumu) araştırmasına göre 31 Aralık 2010 itibariyle Türkiye nüfusu 73.722.988 kişi ve bu nüfusun yüzde 25.6’sını (18.873.084 kişi) 0-14 yaş grubundakiler oluşturuyor. Teknoloji ile çok küçük yaşlarda tanışmış ve kullanmaya başlamış gelecek kuşaklara, eskiden çevrimiçi olmayan elektronik cihazların da var olduğunu anlatmakta güçlük yaşabiliriz.

  1. Akıllı telefonlar internet kullanım alışkanlıklarını değiştiriyor mu? | #meraklısına, kaliteli içerik#
    8 Haz 2011 7:30 pm

    […] Bu yazı ilk olarak TTNET kurumsal bloğunda […]

Yorum Yapın