TTNET Blog nasıl bir blog?

TTNET Blog; projelerimizi, anılarımızı, hedeflerimizi, çalışanlarımızın farklı bakış açılarıyla kaleme aldıkları yazıları, şirketimizin güncel haberlerini ve çok daha fazlasını bulacağınız bir blog.

TTNET Blog, keyifli editör yazılarıyla zenginleşen, zaman zaman bloggerları yazılarıyla konuk eden, sektördeki gelişmeleri ve yenilikleri ilk elden duyuran bir blog...

TTNET Blog dünyasına hoş geldiniz diyor ve yorumlarınızı bizlerle paylaşmanızı heyecanla bekliyoruz.

İnternette bağlandığınızda ilk olarak ne yapıyorsunuz?

Sonuçlara Bak

Loading ... Loading ...
27 Ekim 2011

Bilgi Yayılıyor

Yazar: Sinan Ata - Konuk Yazar

Bilgi yayılıyor. Ne dersiniz? Rakamlara göre insanlar medeniyet tarihinde hiç olmadığı kadar fazla iletişim halinde artık. Üstelik konum fark etmeksizin, dil, din, ırk gözetmeksizin. Öyle ki yalnızca doğru anahtar kelimeleri yazmaya bakıyor artık 3922.74 km ötedeki Somali’den görüntüleri izlemek ve yardım çalışmaları hakkında bilgi almak, hatta belki yardımda bulunmak için.  Örneğin 23 Ekim 2011 tarihinde tüm Türkiye’yi yaralayan Van depremiyle ilgili tüm bilgileri dakika dakika aldığımız gibi, yardımları nasıl ulaştıracağımızı da internetten öğrendik.

Evet, bilgi yayılıyor. Geçtiğimiz günlerde comTalks’ta yer alan bir makaleye göre yeryüzünde yaşayan insanlardan beşte üçü SMS atıyor. Bu rakam ortalama 4,2 milyar’a denk geliyor. Şaşırtıcı değil mi? Bu rakamın içerisinde hiçbir mesaj uygulaması (What’s App, MSN Messenger, Yahoo Messenger vs…) yer almıyor.

Küreselden yerele gelelim, Türkiye olarak Avrupa’nın etkileşim düzeyi en yüksek kullanıcı kitlesine sahibiz ve ben bununla gurur duyarken, bu durumu sahip olduğumuz genç nüfusla açıklıyorum. İnternet kullanım kültürümüz henüz çok gelişmiş olmasa da 30 …

26 Ekim 2011

TTNET Yetenekli Gençlerin Yanında…

Yazar: Samih Yedievli - TTNET STK İlişkileri Müdürü

Değerli genç arkadaşlarım,

Yepyeni bir proje ile yine yanınızdayız. TTNET olarak “Yeteneğe Destek Yaratıcı Ekonomiye Destek” derken, esasen sizlerin bu ülkenin aydınlık geleceğine yapacağınız katkıların yanında olduğumuzu ifade etmek istiyoruz.

Yaratıcı Ekonomi Nedir?    

Sizlerle Türkiye’nin geleceğine ve sürdürülebilir ekonomik gelişimine daha bugünden katkı sağlamaya başlayan yaratıcı ekonomiyi ve bu yeni ekonomik yaklaşımın neyi ifade ettiğini paylaşmak istiyorum.

“Hayal gücümüz bizi asla olmayan dünyalara taşıyabilir. Ancak o olmadan zaten hiçbir yere gidemeyiz” diyor Carl Sagan. Bizi bugünlere taşıyan da gerçekten hayal gücümüz ve yaratıcılık kabiliyetimiz olmuştur. İnsanın yaratıcılığını yalnızca bilimsel ve teknolojik gelişmeler bağlamında ele almak doğru bir yaklaşım olmaz. İnsan bireysel ve sosyal alanlarda olduğu gibi ekonomik alanda da bu yaratıcılığını sergileyebilmektedir.…

18 Ekim 2011

Verinin Hakimleri

Yazar: Ekim Nazım Kaya - Konuk Yazar
Veri, eskiden tek elden üretiliyordu. Kitap basan yayınevleri, gazete-dergi çıkaran basın kuruluşları ve bunları yayan sayılı dağıtım şirketleri… Bilimsel bilgi de üniversitelerde üretilir ve yine bu binalarda ve kütüphanelerde tüketilirdi. Kaynaklar sınırlı, veriyi üretenler sınırlı, dağıtım kanalları sınırlıydı. ‘Doğru’ bilgiye ‘nasıl ulaşacağınızı bilmek’ gibi bir ihtiyaç yoktu. Mevcut bilgi oradaydı, alır ve kullanırdınız.

İnternet, tüm bunları değiştirdi. Artık herkes yayıncı, her cihaz bir dağıtım kanalı ve her cihaz sahibi de tüketici. Yolların sayısının fazla olmasında sorun yok, bilakis, bu verinin ‘işe yarama’ olanağını artırıyor. Ama o yolda giden araç sayısının sınırsız hale gelmesi, ihtiyaç duyduğumuz aracın hangisi olduğunu ve ona nasıl ulaşacağımızı bulmayı çok zor hale getirdi.

Yol açtığı soruna çözümü kısmen yine internet buluyor: Doğru birkaç kişiyi takip ederseniz, en önemli ve doğru bilgiler, siz takip etmiyor olsanız da, takip ettiklerinizin takip ettikleri sayesinde Twitter’dan size ulaşıyor.

Ama bunlar sizin mutlaka ihtiyaç duyduğunuz değil, gündeme dair bilgiler. Peki siz

12 Ekim 2011

Y Kuşağı İle Geleneksel Anlayışlar Değişiyor

Yazar: NETyazar

ABD’de 2. Dünya Savaşı’ndan sonra doğan bebeklere “Baby Boomer” deniyor ve bu nesle bebek patlaması kuşağı ismi veriliyor. Yıl ayrımları çok keskin olmasa da 60’ların sonlarından 80’li yıllara kadar doğanlar X kuşağı olarak nitelendiriliyor. 80’lerden sonra doğanlar için uygun görülen isim ise Y kuşağı.

Yazımızın konusu olan Y kuşağı kendisinden önceki 2 nesilden oldukça farklı. İnternetle büyüyen, pek çok teknolojiye aynı anda aşina olan Y kuşağı üniversiteden mezun oldu ve iş dünyasında önemli noktalara geldi. Y kuşağının etkinliğini daha da artırmasıyla birlikte dünyada bir paradigma değişikliği olacağı kesin. Çünkü onların paradigmaları önceki nesillere göre çok farklı. Henüz 20’li yaşlarını yaşayan Y kuşağı, sanılanın aksine dejenere bir grup değil, kendi değerleriyle var olan ve hayata karşı daha duyarlı bir grup.

Dünyanın en ünlü stratejistlerinden biri olarak tanınan Avustralyalı Michael McQueen Y kuşağı ile ilgili önemli ipuçları veriyor. 3 – 5 Ekim 2011 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen ICT Summit Eurasia – Bilişim …